Nedenini anlatamam…
Sözüm anlaşılmaz…
Umutsuzum…
Tatlı söz istersin…
Yalnız mısın? Hep kal derken giden sen oldun…
Neden mi sen? Sen olduğun için sen…
Benim gözyaşlarımı silip öpen…
İlktin! Son olacaksın. Dertlerimi dinleyip, geçer elbet üzülme dediğin için; beni sevip bana katlandığın için… Sözler tükenir varlığının vermiş olduğu güç karşısında…
Gözlerim dolar, ellerim titrer gözlerine baktığım anda. Rüyalarıma girdin merak ettim. Yazdım sordum halini, yine beni cevapsız bıraktığın için…
Beni dinleyip inanmadığın için…
Yanımdaymış gibi görünmene rağmen, ardına bakmadan gittiğin için…
Hep yalnızlığımı hayallerinle süslememe olanak tanıdığın için…
Hep yalnızlığımı hayallerinle süslememe olanak tanıdığın için…
Belki de bana güvenmediğin için… Sevdiğin halde kendini ateşe attığın için… Eminim ki yine benim yüzümden inadına ellere gideceğin için… Yokluğunu taşıyamayıp ağladığım için… Senin için yazılar, şarkılar yazıyorum; bütün heyecanınla okuduğun için… Gözlerinin dolup taşmasına izin verdiğin için… Beni sevdiğini içinden de olsa haykırdığın için… Yaralı yüreğim sarılıyor yavaş yavaş… Mazim olduğun için…
Geleceğime yön olduğun için… Beni güçlü kıldığın, akıllandırdığın için. Kimse beni dinlemezdi, oturup benimle ağlamazdı, haklısın bebeğim, üzülme... Demezdi. Hep yol gösterdin, belki de hatalarımı görmeme yardımcı olan sen oldun... Bunları yaptığın için. Seni özlediğim, ölümüne sevip halen beklediğim için… Yollarıma çıkmadığın için. ‘’Git artık! Seni sevmiyorum, seni istemiyorum, yüzünü görmek istemiyorum’’ dediğin için… İşte bu yüzden sen